Önümüzdeki yüzyıl ABD-Çin arasında şekillenmesi muhtemel bir rekabete şahit olmaya hazırlanıyor.

Bu minvalde iki ülke de ciddi manada askeri modernizasyon ve bütçe konularına ihtimam gösteriyor. Gerçi genel bütçeye oranına bakıldığında her iki ülkenin de “makul” askeri harcamalar yaptığını söylemek mümkün.

Bu yazıda ABD yönetiminin 2022 yılı için önerdiği savunma bütçesini değerlendirmeye çalışacağım.

Biden yönetiminin tasarladığı (715) milyar dolarlık savunma bütçesi, askerler için %2,7 maaş artışı ve Çin'i caydırmaya yönelik nükleer cephaneliğin modernize edilmesini de içeriyor.

ABD Savunma Bakanlığı’nın konu ile ilgili açıklaması şu ifadeler ile başlıyor:

"ABD ordusu; Çin, Rusya gibi ülkeler, iklim değişikliği ve COVID-19 salgını gibi küresel güvenliğe yönelik tehditlerden kaynaklanan önemli zorluklarla karşı karşıya.”

ABD cenahından yapılan hemen hemen her açıklamada olduğu gibi bu belgede de Çin, tehditler hususunda kendisine ilk sırada yer buluyor.

Zaten ABD, Ulusal Güvenlik konusunda yayınladığı bütün stratejik belgelerde Çin’e hatırı sayılı bir yer ayırıyor.

2022 yılı için hedeflenen bütçe (715 milyar dolar), 2021 yılına göre (703,7 milyar dolar) yüzde 1,6'lık bir artışa tekabül ediyor.

Bu arada bir başka önemli gelişme de 2001 yılından beri ayrı bir bütçeye sahip olan “deniz aşırı operasyonlar bütçesi”nin temel bütçeye dahil edilmiş olması.

George W. Bush döneminden beri bütçe dışında değerlendirilen söz konusu harcamaların kontrol edilemiyor oluşu çok eleştiriliyordu.

2022 Savunma Bütçesinde dikkatimi çeken detaylar şu şekilde:

·        -Pasifik Caydırıcılık Girişimi-5,1 milyar dolar

·        -Nükleer Modernizasyon-27,7 milyar dolar

·        -Yapay Zekâ-874 milyon dolar

·        -5G-398 milyon dolar

·        -Uzay ve Uzay Tabanlı Sistemler-20,6 milyar dolar

·        -Özel Operasyonlar Komutanlığı-9,4 milyar dolar

Örneğin ilginç bir şekilde Afganistan’dan çekilmesine rağmen buradaki Afgan kuvvetlerine 3,3 milyar dolarlık bir bütçe ayrılmış. Geçen sene ayrılan bütçeye göre 300 milyon dolar ekleme yapıldığı görülüyor.

Bütçeye genel olarak bakıldığında özellikle Pasifik bölgesine yani nam-ı diğer Çin’e yönelik ARGE faaliyetlerine yoğunlaştığı belli oluyor.

Bu konuda 5 milyar dolardan fazla bir yatırım söz konusu.

Ayrıca ABD Ordusunun satın alma girişimlerinde 8 milyar dolarlık bir azalmadan bahsediliyor. Bu da tedarik konusunda kısıntılara gidileceğini gösteriyor.

Örneğin A-10, F-15 ve F-16 taktik uçaklarının Hava Kuvvetleri’nden çıkarılması ve dört kıyı muharebe gemisi ile iki kruvazör de dahil olmak üzere Donanma’da da bazı unsurların kapsam dışı bırakılması planlanıyor.

Savunma bütçesi içerisinden sadece ABD Ordusu’na ayrılan rakam 178 milyar dolardan 173 milyar dolara iniyor.

Bunun nedeni de Afganistan ve Ortadoğu’da azalan ABD Ordusu etkinliği ile açıklanabilir.

Ayrıca aktif personel sayısı 485 bin ile sabitleniyor.

Bütçe ayrıca siber uzay faaliyetleri için 10,4 milyar dolar ve beşinci nesil savaş uçağı alımı için de 52,4 milyar dolar talep ederken özellikle hipersonik füzeler konusunda Rusya ile rekabet edebilmek için ciddi bir projeksiyon çizmeye çalışıyor.

Yapılacak yatırımların özellikle yeni döneme uygun olacağı belirtilirken Savunma Bakan Yardımcısı Kathleen Hicks’in şu sözlerine dikkat kesilmek gerekiyor:

“Kritik olarak, mikro elektronik gibi ileri teknolojilerde araştırma ve geliştirmeyi finanse etmek için kaynakları yeniden tahsis ediyoruz. Bu harcamalar hipersonik füzeler, yapay zekâ ve 5G gibi tüm ihtiyaç duyulan yetenekler için temel oluşturacak."

ABD Ordusunun kuvvet kollarına göre bir değerlendirme yapıldığında dikkat çeken detaylardan birisi Deniz ve Hava Kuvvetlerinde bir artış olduğu hususu.

Hava Kuvvetleri’ne ayrılan bütçenin 8 milyar dolar artması ilgi çekici.

Bunun 2 milyar dolarının Uzay Kuvvetleri için olduğunu da belirtelim.

Ancak söz konusu bütçenin onaylanmadan önce ciddi biçimde tartışılacağı aşikâr. Hatta enflasyon oranları hesaplandığında söz konusu artışın yetersiz olduğu ve hatta bunun ABD Ordusu bütçesi için bir “kesinti” olduğunu savunanlar da var.

Küresel pandemiye rağmen askeri harcamaların dünya ölçeğinde arttığı görülüyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü küresel askeri harcamaların geçen yıl yüzde 2,6 artarak 1,98 trilyon dolara yükseldiğini rapor etmişti.

SIPRI, ABD'nin küresel askeri harcamalar içerisindeki payını da neredeyse yüzde 40 olarak hesaplamıştı.

Cidden yüksek bir rakam.

Çin, yaklaşık 250 milyar dolar ile ABD’den sonra ikinci sırada ve ABD’nin üçte birinden biraz fazla bir harcama yapıyor.

ABD Ordusunun bazı projelerde harcadığı paralar da günümüz güvenlik ortamının asimetrik yapısı ile çelişki içerisinde.

Örneğin F-35 ortak taarruz uçağı programının 1 trilyon dolardan fazlaya mal olması bekleniyor ve bu rakam SİHA’ların “çatışma” gündemlerine hâkim olduğu şu zamanlarda hassaten büyük bir rakam.

Görüldüğü gibi genel olarak bir artış eğilimi var.

 Ancak ABD’nin 2022 yılı savunma bütçesinin net bir artış olduğunu düşünmüyorum.

Hatta Afganistan ve Irak angajmanlarının ortadan kalkması ile bunun bir kesinti olduğunu bile söylemek mümkün.

ABD'nin hem savunma hem de savunma dışı harcamalara ihtiyacı var ve bu noktada yeterli finansman yok. Biden tüm umudunu 2 trilyon dolarlık bir kurtarma paketine ve doğal olarak vergi kesintileri ile toplanacak paraya bağlamış durumda.

Şunu söylemek mümkün ki ABD açısından strateji, kuvvetler ve kaynaklar arasında bir uyumsuzluk söz konusu.

ABD savunma bütçesindeki eğilim küresel stratejik önceliğin büyük güç rekabetine doğru dönüştüğünü gösteriyor.

Sonuç olarak genel bir çıkarım yapıldığında yeni önerilen 2022 yılı savunma bütçesinin Çin odaklı olduğu, yapay zekâ ve kuantum gibi yeni teknolojilere ağırlık vereceği, eski sisteme ait unsurların yavaş yavaş kapsam dışına itildiği ve güçlü bir nükleer harcamaya dönük belirgin bir eğilim olduğu görülüyor.

Bu savunma bütçesine artış demekten ziyade büyük güç rekabetine yani Çin’e odaklanmış ama ‘ayağını yorganına göre uzatan’ rasyonel bir harcama taslağı demek mümkün.

Bu rasyonel strateji büyük güç rekabetinde nasıl bir avantaj sağlar sorusunun cevabı ise başka bir yazının konusu.

Ama ABD’nin savunma bütçesinin hala Çin’in savunma bütçesinin üç katı olduğunu hatırda tutmak gerekiyor.